Motorlu araçların çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde, kusuru bulunmayan sigortalısının zararını gideren kasko sigortacısının yapmış olduğu ödemeyi kimden rücu edeceği sorusu akıllara gelmektedir.
Kasko Sigortası Genel Şartları‘nın B.4.4.3. maddesine göre “Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur.”
Bu kapsamda, sigorta sözleşmesi dahilinde sigortalısının zararını gideren kasko şirketinin, rücu talebini ilk olarak kusurlu aracın rizikosunu üstlenen trafik sigortacısına yöneltme mecburiyeti bulunmaktadır. Bir başka anlatımla, kasko sigortacısının, zarara sebebiyet veren aracın trafik sigortasının bulunduğu ve ilgili risk için verilen teminat limitinin aşılmadığı durumlarda doğrudan sigortalının şahsına başvurması davanın usulden reddedilmesine neden olacaktır.
Ayrıca, söz konusu düzenleme ile sigorta ettirenin ve sigortalının, kasko sigortacısının trafik sigortasına rücu edebilmesi için gerekli her türlü bilgi ve belgeyi kasko sigortacısına ibraz etmesi zorunlu tutulmuştur.
Bu konuya ilişkin verilen yargı kararları da bu yöndedir:
“Bu maddeye göre sigortalısına ödeme yapan kaskocu, rücu talebini öncelikli olarak zarara neden olan aracın sigortacısına yöneltmek durumundadır.” (Yargıtay 17. HD. 28/03/2016 T, 2015/9080 E, 2016/3878 K.)
“Bu durumda mahkemece, davalı aracının kaza tarihinde ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.4.4.3. maddesi uyarınca davacının rücuen alacak talebini sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan davalının ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olan dava dışı … Sigorta A.Ş. ‘ye yöneltmek zorunda olduğu, davacının anılan sigorta şirketine başvurmadan davalılar aleyhine doğrudan icra takibi yapamayacağı, itirazın iptali dava şartı olan usulüne uygun başlatılan icra takibinin varlığına ilişkin şartın gerçekleşmediği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” (Ankara BAM 21. HD. 26/10/2023 T, 2021/1404 E, 2023/1507 K.)
Unutulmamalıdır ki, haklarınızın tam anlamıyla korunabilmesi için doğru hukuki desteği almak büyük bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda, uzmanlık gerektiren süreçlerde, deneyimli bir avukattan alacağınız profesyonel yardım, hak kayıplarının önüne geçmenizi sağlayacaktır

